ISSN: 1694-7673 (Print) E-ISSN: 1694-7975 (Online)

Hızlı Erişim


Bu Dergi DOI ve Crosscheck üyesidir


Türkçe Emâlî Şerhleri
(Turkish Annotations On al-Amālī. )

Yazar : Yusuf Şevki Yavuz    
Türü :
Baskı Yılı : 2018
Sayı : 23 (özel sayı)
Sayfa : 213-226
254    315


Özet
İslam dininin kısa zamanda geniş bir coğrafyaya yayılmasının ardından diğer dinî ve felsefî görüşlerle karşılaşmasının tabii bir sonucu olarak VIII. Yüzyılın başlarından itibaren bu değişik dinî ve felsefî görüşlerle mücadele etmeye başlamıştır. Bilindiği gibi ilk dönemlerde bu fikrî mücadele, Vâsıl b. Atâ’nın (ö. 131/748) öncülüğünde gelişen Mûtezile eliyle gerçekleşmiş ve İslam dininin esaslarını, kökleri Kur’ân’da yer alan aklî delillerle temellendirme faaliyeti ortaya çıkmıştır. Aynı dönemde dinde içtihadı temel bir ilke edinen ve Rey Okulu’nun kurucusu olan İmam Âzam Ebû Hanife (ö. 150/767) de benzer yöntemi kullanarak akaid alanında yeni bir oluşumun temellerini atmıştır. Bu oluşum, daha sonra öğrencilerinin faaliyetleri sayesinde Ehl-i Sünnet Kelam Okulları’ndan birini (diğeri Eş’ârîyye) teşkil etmiş ve aynı ilmi gelenekte yetişen Türk asıllı Semerkant’lı müçtehit âlim Ebû Mansur el-Mârürîdî (ö. 333/944) tarafından sistemleştirilerek Mâtüridiyye adıyla anılmıştır. Bu mezhebe mensup geç dönem âlimlerden biri olan Siracüddin Ali b. Osaman el-Ûşî (ö. 575/1179) tarafından 569/1174 yılında yazılan ve altmışaltı beyitten oluşan manzum akaid risalesi bu kelam okula bağlı yörelerde, özellikle Osmanlı Türk âlimleri nezdinde itibar görmüş nadir risalelerdendir. Tebliğimizde onun bu risalesine yapılmış şerheler hakkında kısa bilgiler verdikten sonra bazı değerlendirmeler yapılacaktır. Her beytinin son kelimesi Arapça’daki “lam” harfiyle sona erdiği için bu risâle el-Kasîdetü’l-Lâmiyye veya Türkçe olarak Lâmiyye-i Kelâmiyye adıyla da bilinir. Kütüphanelerde birçok yazma nüshasının bulunmasının yanı sıra âlimler tarafından da şerh edilmesi gördüğü rağbete işaret etmektedir. Emâlî Şerhlerinin bir kısmı Arapça, bir kısmı da Türkçe olarak hazırlanmıştır. Tespitlerimize göre Emâlî’ye on üç tane Arapça, dokuz tane de Türkçe şerh yapılmıştır. Hazırladığımız bildiri vesilesiyle daha önce literatüre intikal etmeyen yeni bir şerhini tespit ettik, bu da Osmanlı şeyhülislamlarından olan ve Kadızade Ahmet Efendi diye tanınan Ahmet b. Muhammed Emin el-İstanbûlî’ye (ö. 988/1580) ait bir şerhtir, adı Şerh-i Tercüme-i Lâmiyye’dir. Bildiride hakkında bilgi verilmiştir. Ayrıca Mütercim Âsım Efendi’ye (1235/1819) ait olan bu şerh Osmanlı Padişahı III. Selim’e ithaf edilen en hacimli ve en çok rağbet gören Merahu’l-meâlî fî şerhi’l-Emâlî adlı şerh hakkında da bilgi verilmiştir. Son olarak da Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi emekli öğretim üyesi Prof. Dr. Bekir Topaloğlu’nun ilmî bakış açısını yansıttığı ve yeni bir yaklaşımla yaptığı Emâlî Şerhi adlı eserde işlenen bilgilere yer verilmiş ve Osmanlı devri âlimlerince yazılan şerhlerle mukayesesi yapılarak kelam ilminin yeniden inşa edilmesi gerektiğine dikkat çekilmiştir.

Anahtar Kelimeler
Ali b. Osman el-Ûşî, el-Emâlî, Emâlî Şerhleri.

Abstract
After the expansion of the religion of Islam to a vast geography in a short while, as a gradual outcome of its acquaintances with other religions and philosophical views, Islam has begun to contend with these various religions and philosophies since the early 8th century. In the early era, this intellectual contest has been conducted by Mu’tazila, which had developed under the leadership of Vasil b. Ata (d. 131/748). This led to emergence of the activities such as justification of the basic principles of Islam through rational arguments, which are rooted in Qur’an. At the same period, Imam Abu Hanifa (d. 150/767), who is the founder of Ra’y School and also adopted ijtihad in the religion as the basic principle, used a similar method and constituted the foundations of a new setting in the field of Aqidah. Thanks to the later activities of his students, this new setting constituted one of the Ahl-al-Sunnah Kalam Schools (the other is Ash’ariyyah) and it has been systematized by Turkish mujtahid Abu Mansur al-Māturīdī (d. 333/944), who had been nurtured in the same scholarly tradition in Samarkand. This new setting, thereby, had been called as Māturīdīyyah. Sirāj al-Dīn Alī b. Uthmān al-Ūshī (d. 575/1179), who is a late era scholarly member of this sect, wrote an Aqidah epistle which consists of sixty six couplets in 569/1174 and this had been one of the few respected epistles where Māturīdīyyah followers used to live, particularly among Ottoman Turkish scholars. In this paper, we will shortly introduce the annotations made on this epistle, and then we will evaluate those annotations. Since the last word of each couplet ends with the letter “lam” in Arabic, this epistle is known as Amālī., which reads as Eulogium of Lam in Turkish. Apart from the fact that there have been many manuscript version of this epistle, the fact that it has been annotated by many scholars points out that it attracted quite an interest. Amālī Annotations are prepared partly in Arabic and partly in Turkish. We identified thirteen Arabic and nine Turkish annotation on the work titled Amālī. We identified one new annotation, which has not been introduced in the literature before, by virtue of the preparation of this paper. This newly-discovered annotation belongs to Ahmet b. Muhammed Emin al-Istanbuli (d. 988/1580), a.k.a Kadizade Ahmet Efendi, who was one of the former Ottoman Shaykh-al-Islam. This annotation is titled as Şerh-i Tercüme-i Lâmiyye in Ottoman Turkish (read as Annotation of the Translation of Amālī). Further information about this annotation is provided in the presentation. Moreover, an annotation written by Translator Âsım Efendi (1235/1819) provides information about the annotation titled Merahu’l-meâlî fî şerh al-Amālī which was dedicated to Ottoman Emperor Selim the Third and attracted great interest as the biggest volumed annotation. Finally, in this paper, we will discuss the information provided in the work titled Annotations on Amālī, which reflects the original scholar perspective of Professor Bekir Topaloglu (may he rest in peace). Then, we will compare this annotation with the annotations written by Ottoman era scholars and conclude that kalam discipline needs to be reconstructed.

Keywords
Ali b. Uthmān al-Ūshī, al-Amālī, Annotatıons on al-Amālī.

Gelişmiş Arama


Duyurular

    2020-28. Sayı Yayınlandı

    Oş Devlet Üniversitesi İlahiyat Fakültesi İlmi Dergisi'nin 28. sayısı yayınlanmıştır.

    Dergimize makaleleriyle katkıda bulunan bilim insanlarına ve makaleleri değerlendiren hakemlerimize teşekkür ederiz.

    Ош мамлекеттик университети теология факультетинин илимий журналынын 28-саны басылды.

    Рецензент жана авторлорго ыраазычылык билдиребиз!


    Oş İlahiyat Fakültesi İlmi Dergisi, makale takip sistemi üzerinden hazırlanarak yayınlanmaktadır.

    Dergimiz, 2018 yılı itibariyle İsam İlahiyat Makaleler Veritabanı’nda dizinlenmeye başlamıştır.


Adres :İsanov Sokağı 77, Oş, Kırgızistan
Telefon :00 996 322 243 561 Faks :00 996 322 243 604
Eposta :ilahiyatosh@gmail.com

Web Yazılım & Programlama Han Yazılım Bilişim Hizmetleri